26 Mart 2010 Cuma

zaten gerçeklik kavramını hep sorgularım...

Fringe'i takip edeniniz var mı bilmiyorum. Ben izliyorum. biraz x-files çakması ama onunla yarışamaz tabi ki...

Herneyse bu dizide bazı olayların altından çıkan muhtemel uzaylı varlıklar var. İnsan formundalar, keller 1960'ların gangster temalı kıyafetler giyiyorlar, bir nevi "man in black" edası var. siyah takım elbise siyah pardösü, ellerinde siyah bond çanta, kafada da siyah bir fötür şapka var, Bi lokantada yemek yediklerinde baharat şişesini tabaklarına boşaltıp öyle yiyorlar...

Ne zaman bir bina çökse tuhaf bir olay olsa, birkaç saniye tuhaf mimiklerle onların civarda olduğunu görüyorsunuz...

Bunu niye anlatıyorum ?

Bu adamlardan birini iki haftadır osmanbey metrosunda görüyorum. Mecidiyeköyde iniyor. Adam yukarıda tarif ettiğim profilin aynısı.

Adamın nerede ve nasıl yemek yediğini takip etmemek için kendimi zor tutuyorum.
eğer baharat olayı da aynıysa.

sanırım paralel evrenlerin çarpışması an meselesi.
(:

hasta mıyım neyim.

Fringe'da ki adamlardan bir fotoğraf efem buyrun...



Yakalayabilirsem osmanbey de kinin fotoğrafını çekeceğimdir. (:

edit: ve metroda karşılaştığım adamı gizlice çektim (.. şüphelerimde haksız mıyım ?

20 Ocak 2010 Çarşamba

bugün benim doğum günüm!

en güzel hediyeyi gökyüzünden aldım.. bembeyaz ve tane tane...
bunu sevmeyenleri anlamıyorum... (:

neyse last.fm in bana önerdiği aktiviteler arasında cigulinin babylon da sahne alması da vardı.

taglar arasında dikkatimi çeken birine çok güldüm. taglayan arkadaş kimse kaşlarının arasından öpüyorum aşağıdaki gibidir buyrun...

20 Aralık 2009 Pazar

duck... (evet köpeğimin adı "ördek" ne var)


ben küçüktüm ve çok masumdum,
tek arkadaşım da köpeğimdi...

5 Aralık 2009 Cumartesi

nötr oldum galiba ben;

nötr: Fr. neutre

sf. 1. Etkisiz. 2. fiz. Elektriğe karşı hiçbir tepkisi olmayan, yansız. 3. kim. Yansız. 4. mec. Tarafsız, yansız.
Güncel Türkçe Sözlük


peşpeşe dinleyin

seabear - i sing i swim
blind pilot - paint or pollen

7 Kasım 2009 Cumartesi

çıplak ayaklı gecelerimin sıcacık yün çorabı...

özlemek ama özlediğin şeyi -ya da kişiyi- bilmemek, el yordamıyla birilerini seçip, kalbinde ki karşılığına oturtmaya çalışmak, başardığına inanmak.

şhh sakin ol...

benim... gitmedim bir yere. sadece göremiyorsun... içindeyim hissetmiyor musun ?
gözlerini açma birkaç saniye... uzaklarda bir martı sesi işittin mi.
biliyorsun göründükleri kadar masum değildirler onlar...
ama uçsunlar... bırak uçsunlar...
çığlıkları boşuna değil.
acı çekiyorlar

21 Ekim 2009 Çarşamba

haki yeşil

hep karşı kaldırımdasın... aramızdan arabalar geçiyor, sana hayranca baktığımın farkında bile değilsin, yürüyorsun işte, bir çiçekçinin önünden geçiyorsun... galiba gülümsedin. saçların yüzüne döküldü, hayatımda gördüğüm en zarif şeydi belki saçını kulağının arkasına atışın...

bazen yürürken benim olduğum yöne bakıyorsun... tam karşındayım seninle aynı hizada yürüyorum, seni izlerken insanlara çarpıyorum oysa...
ama bakmıyormuş gibi yapıyorum bu yöne baktığında... yolun karşısında evine giden farketmetdiğin biri...

kollarını kavuşturdun... birine çarpmaktan son anda sıyrıldım yine...
bir daha baktığımda gözden kaybolmuştun...